Yeni hosta geçerler…
…ve olaylar gelişir.
artık yeni güncellemeler wordpress hesabımızdan değil, kendi hostumuzdaki blogumuzdan takip edilebilecek.
En Şahane Repliklerden 100 Adet
“Pain don’t hurt” mü istersin “I came here to chew bubble gum and kick ass… And I’m all outta bubble gum!” mı? Daha şahaneleri için vidyo yukarıda.
[Rec] – İspanya’nın Zombilerle İmtihanı
Yerel televizyon ekibi itfaiyecilerle bir çağrıya gider ve olaylar gelişir. Korku türünün standartlarından olan zombiler ile klastrofobik ortamları sentezleyen film, Cloverfield kadar şaşalı bir prodüksiyon olmasa da el kamerasıyla çekilen korku filmleri arasında bu güne kadar izlediğim en başarılı örnek.
Paranormal Activity, Blair Witch Project, Cloverfield gibi diğerlerinden farkı yakın temas ve kapalı alanlar. Karakterler çaresiz ve gergin, üstüne bu gerginlik izleyiciyi de etkisi altına alacak boyutta.
Tamamen konudan habersiz bir şekilde Paranormal Activity’i beğenmeyerek izlemeye başladığım [Rec], özellikle son on dakikası ile beni oldukça tatmin etti diyebilirim. Hatta bu kadar acı çekerek izlediğim bir film hatırlamıyorum. Nelerin olacağı aşağı yukarı tahmin edilebilen klişe sahnelerinde bile giriş ve gelişme bölümünde yükselen gerilimin de etkisiyle kıvrandım.
Aynı yönetmenin Darkness adlı filmi de [Rec] kadar başarılı olmasa da izlenmeye değer.
Pek Normal ve Aktivitesiz – Paranormal Activity
Fragmanında filmin tüm iyi replikleri, sahneleri olup geri kalan bölümünde vasatı aşamayan filmler akımının son üyesi Paranormal Activity. Fragman adeta bir tuzak çünkü kaydadeğer bir hareketlenme olmasını beklediğiniz bitmek bilmeyen gecelerin en iyi on saniyesini gösterip beklentileri yükseltiyor, fakat bu beklentileri karşılamak yerine “bitse de gitsek” dedirtiyor.
Amatör kamera, doğal mekan ışığı ve büyük efektler ile kostümler kullanılmadan çekilse de “ne olacak acaba?” gerginliği “eeh hadi be” hissiyatına yerini bırakıyor, olaylar bir türlü gelişmediğinden can sıkıyor. Tabii ki bu yeterince bu türden film izlemiş ve kaşarlanmışlar için geçerli, hala bakir zihinleri yeterince gerebilir.
Başka bir saçmalık, internette dolaşan divx ya da dvd rip versiyonlarında 20 dakika kesilmişmiş, belki de bana o yüzden kötü gelmiştir. Fakat filmin esas mekanına benzer bir ortamda yarıda bırakıp rahatsızlık çekmeden uyuyabiliyor olmam filmin başarısızlığının ispatı.
Bunun yanında filmin üç farklı sonu var, sinemadaki en korkuncu olabilir ki o da bir anlık “böh” hissiyatından öteye gidemiyor. Geri kalanlara youtube’dan ulaşmak mümkün, fakat stüdyonun talebi üzerine kaldırılıp duruluyor bu videolar ve bir çok da parodi mevcut.
Filmin başındaki “bu görüntüleri kullanmamıza izin verdikleri için teşekkür ederiz” saçmalığı ise tamamen yalan.
Kısaca, film başarılı değil. Çok merak ediliyorsa izlenebilir, ama paraya ve vakte yazık.
Hala merak edenler ve fragmanı görmeyenler için filmin resmi sitesi.
Testereyle Hayat Dersleri: 6. Ünite – Saw 6
Jigsaw’un vasiyeti mirasçılarının eline geçer ve olaylar gelişir. Ağır mesaj kaygılı ve bir ton plot twistli film serisinde kan gene gövdeyi götürüyor ve işleri sadist polis abinin ele almasıyla oynanan oyunlardaki kan seviyesi bardakları taşırıyor.
Serinin bu filminde Jigsaw’un derdi bankacılar ve sigortacılarla, insanların hayatı üzerinde tanrıcılık oynayarak ölüm fermanlarını imzalayan bir grup “jerk” ile oynanan oyunlar ise takdire şayan.
Jigsaw’un son işi, kanser tedavisini ödemeyi reddeden ve insanların hayatını olasılık ve karlılık formülleri üzerinden verdikleri kararla karartan şerefsiz beyaz yakalıların bir akvaryumda birbirlerini yemesi. Fakat bu filmde işler gittikçe karışmakta, kimin eli kimin cebinde belli değil durumu ortaya çıkmakta.
Filmin vizyona girdiği ilk gün salonda üç beş koltuk dışında boş yer yoktu fakat bir kaç çift hatun kişi baskısıyla arada ayrıldı. Gore rezistansı düşük kişiler için diğer filmlerden daha ağır olduğunu belirtmekte fayda var, fakat türün izleyicileri için pek zorlayıcı değil hatta önceki filmlerde daha iç gıcıklayıcı ölümler veya hayatta kalma çırpınışları mevcuttu.
Kazara spoiler verip rezil etmek istemediğim için oldukça gergin bir şekilde yazmak zorunda kaldım fakat ilk filmden sonraki en iyi filmi bence serinin, hele ki daha durgun geçen beşinci filmden sonra ilaç gibi. Gitmeden önce kesinlikle önceki filmleri izlemekte fayda var çünkü hepsinden kilit sahneler gösterilmekte hafıza tazelemek adına.
Not: 4.5/5
